Susona Bodrum Genel Müdürü Volkan Amaç, 2026 turizm sezonunu “sessiz lüks, kişiselleştirilmiş deneyim ve anlam arayışı” ekseninde değerlendiriyor.
VOLKAN DEMİRKUŞAK

2026 turizm sezonu hakkında görüşleriniz neler?
Konaklama, yiyecek-içecek ve eğlence sektöründe 2026’nın, geçen yıla göre hem gelir hem de sezon uzatma açısından iyi bir performans yılı olacağına inanıyorum. Bu sezonu asıl farklı kılan seyahat motivasyonlarının değişmesi. 2026 sezonu; lüksün yeniden tanımlandığı, daha sessiz ama çok daha derin bir etki yaratan bir dönem. Ve biz bu dönüşümü sadece izleyen değil, şekillendiren tarafta olmayı hedefliyoruz. Tatil planları yapılırken artık yalnızca bir destinasyon tercih edilmiyor, aynı zamanda anlam, deneyim ve kişisel hikâye aranıyor. Daha bilinçli seyahat, gastronomi odaklı keşifler, sakinlik arayışı ve kişiselleştirilmiş alanlar ön planda.
Türkiye Turizm’de gücünü koruyabiliyor mu?
Benim için turizmin gücü sofrada alınan hazda, kişiselleştirilmiş deneyimlerde ve sunulan hizmette. Ve Türkiye turizmi de bu noktada çok net gücünü koruyor. Türkiye turizminin gücünü rakamlarla değil, yarattığı yaşam tarzı ve gastronomi kültürüyle değerlendirmek gerektiğine inanıyorum. Türkiye bugün hâlâ çok güçlü bir destinasyon. Ancak bu gücün asıl kaynağı; sadece doğal güzellikleri ya da erişilebilirliği değil, misafire sunduğu çok katmanlı deneyim. Özellikle gastronomi, bu deneyimin en rafine ve en etkileyici anlatım dili haline geldi. Artık misafirler bir destinasyona yalnızca konaklamak için değil; oranın ruhunu tatmak, hikâyesini sofrada keşfetmek için geliyor. Anadolu’nun köklü mutfak mirası, Ege’nin sade ama karakterli lezzetleri ve Akdeniz’in zamansız zarafeti… Bir bütün olarak baktığımız zaman müthiş bir yaşam kültürü var.
Otellerinizde ne tür yenilikler var?

Susona Bodrum’da tatil tek bir tempoya bağlı değil; günün enerjisi, dinginliği ve anın ruhu misafirin tercihiyle şekilleniyor. Denizin kıyısında başlayan sabahlar, gün içinde keşif ve sosyalleşme anlarına dönüşürken, akşamları Ege’nin yalın güzelliği eşliğinde kendi akışında ilerliyor. Bizim için lüks her misafirin kendi ritmini bulduğu bir deneyim yaşaması. Özel plaj ve mavi bayraklı alanlarıyla eşsiz bir deneyim sunan Susona Bodrum lüksü gösterişten uzak, mekân, ritim ve doğanın uyum içindeki deneyimleriyle yaşatıyor. Susona Bodrum’da gastronomi, her bir mekânın kendine özgü karakteriyle bütüncül bir deneyime dönüşüyor. Bu sene yeniliklerimizin en önemlisi gastronomide mikro-mevsimsellik yaklaşımını daha da derinleştirerek menülerimizi yeniledik. Ezi’de mevsimselliğin izini süren Akdeniz mutfağı, yalın ama rafine dokunuşlarla ve akışkan bir servis anlayışıyla sunulurken; OctoZen’de gün batımının ritmine eşlik eden deniz ürünleri, akşamı sofistike bir seremoninin parçası haline getiriyor. Suyah’ta ise gün boyu devam eden yaşam enerjisi, müzik, lezzet ve kişiselleştirilmiş hizmetin uyumuyla misafirlerin kendi tempolarında şekillenen özgün bir deneyim sunuyor. Ayrıca seçkin gastronomi anlayışımızı uluslararası iş birlikleriyle genişletiyoruz. Michelin yıldızlı mutfakları Bodrum’a kazandıran bu yaklaşım kapsamında, İtalyan mutfağının zarif yorumunu sunan Monteverdi Haziran ayında, çağdaş fine dining sahnesinin güçlü temsilcilerinden Malva ise Temmuz ayında Susona Bodrum’da misafirlerimizle buluşacak.
Turizmde en önemli şey personel kalitesi bunu nasıl sağlıyorsunuz?
Turizm sektöründe artan operasyonel maliyetler ve nitelikli personel bulma zorlukları bugün en önemli gündem maddelerinden biri. Sektör ciddi bir maliyet baskısı altındayken, hizmet kalitesini korumak için daha verimli bir operasyon modeli geliştirmek gerekiyor. Artık sadece ücret değil, kariyer gelişimi, güçlü kurumsal kültür ve uluslararası mobilite belirleyici hale geldi. Bu noktada biz operasyonel verimlilik, teknoloji kullanımı ve çalışan bağlılığını merkezimize alarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Susona Bodrum olarak kültürümüzü “insan odaklı lüks” üzerine kuruyoruz. Başarının temelinde güçlü ve motive bir ekip olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle çalışanlarımıza gelişim fırsatları sunarak uluslararası standartlarda eğitim programları sağlıyoruz. 100’e yakın personelimizi Japonya’ya eğitime göndererek Asya kültürü ışığında gelişimlerini sağlıyoruz. Ayrıca kariyerlerini destekleyerek iç terfi oranını artırıp performans bazlı prim sistemini geliştirdik.
Türk turizminin pahalılaştığına inanıyor musunuz?
Turizm pahalılığını Türkiye ile sınırlamak doğru olmaz, tüm dünyada artış var. Dolayısıyla Türk turizminin pahalılaştığı algısı kısmen doğru, ama bu algıyı doğru okumak önemli. Türkiye, özellikle Bodrum gibi premium destinasyonlar lüks ve deneyim odaklı bir konumda. Burada misafir, sadece bir oda veya hizmet satın almıyor; bir yaşam tarzını, bir ritmi ve bir duyguyu deneyimliyor. Evet, bazı segmentlerde konaklama ve gastronomi maliyetleri yükseldi; ancak bu artış, kişiselleştirilmiş deneyimlere yatırımın yansıması olarak karşımıza çıkıyor.
2026 sezonu için erken rezervasyon verileri ne söylüyor? Talep hangi ülkelerden yoğunlaşıyor?
2026 sezonu için erken rezervasyon trendlerine baktığımızda, misafirlerin tatil planlamasını daha erken yapma eğiliminin devam ettiğini görüyoruz. Bu da sezonun başına yönelik bir ilginin oluştuğunu gösteriyor. Biz de bu doğrultuda tüm hazırlıklarımızı tamamlayarak, misafirlerimize güçlü ve tutarlı bir deneyim sunmaya odaklanıyoruz. Susona olarak farklı pazarlardan dengeli bir talep yapısına sahibiz; LXR Hotels & Resorts ağı sayesinde uluslararası görünürlüğümüzü de desteklemeye devam ediyoruz. Türkiye içinde de özellikle büyük şehirlerden ilginin sürdüğünü gözlemliyoruz.
Hilton’un lüks grubu LXR’ın bir parçası olarak Susona Bodrum’un global pazardaki konumu nedir?

Susona Bodrum, butik ölçekli ve deneyim odaklı bir marka olarak Hilton bünyesindeki LXR Hotels & Resorts koleksiyonunun Akdeniz’deki en karakteristik resort örneklerinden biriyiz ve Türkiye’de tekiz. LXR koleksiyonunun bir parçası olmak, global misafire güven ve kalite standardı sunarken; Bodrum’un yerel kimliğini, mimarisini ve kültürünü özgün şekilde yansıtabilmemize olanak tanıyor. Böylece global sistem gücünü lokal deneyimle birleştirerek rekabet avantajı sağlıyoruz.
Sürdürülebilir turizme yaklaşımınız nasıl?
Sürdürülebilir turizm uygulamaları artık sadece çevresel bir sorumluluk değil, enerji verimliliğini artıran ve uzun vadeli ekonomik performansı güçlendiren stratejik bir unsur haline geldi. Susona Bodrum olarak enerji verimliliği, su yönetimi, atık azaltımı ve yerel tedarik zincirini güçlendirme gibi uygulamalarla hem maliyet avantajı yaratıyor hem de misafirlerimizde marka değerimizi yükseltiyoruz. Susona Bodrum’da kullandığımız elektrik enerjisinin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlıyoruz. Elektrikli araç transferleri ve tesis içi elektrikli şarj istasyonları, güneş enerjisi ve ısı pompası ile hibrit sıcak su üretimi, deniz suyundan kullanma suyu üretimi ile atık suların arıtılarak çevre sulamada kullanılması gibi öncü sürdürülebilir uygulamalarla lüks deneyimi çevresel ve toplumsal sorumlulukla buluşturuyoruz. Ayrıca Yeşil Yıldız, Sıfır Atık, I REC, Sürdürülebilir Turizm, Sıfır Atık ve Mavi Bayrak gibi birçok sürdürülebilirlik sertifikasına gururla sahibiz. Hilton Worldwide tarafından sürdürülebilirlik ve toplumsal etki alanında fark yaratan otelleri onurlandırmak amacıyla hayata geçirilen Travel with Purpose Awards Ödülleri’nde LXR – Global kategorisinin de kazanını olduk.
