Dizinin merakla beklenen final filmi Peaky Blinders: The Immortal Man’in 20 Mart’ta yayınlanmasıyla birlikte, hikâyenin estetik dünyası yeniden gündeme taşınıyor. Serinin hafızalara kazınan klasik otomobilleri de İstanbul’da, Rahmi M. Koç Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor.
DAMLA DURAK

Peaky Blinders’ın yarattığı etki, yalnızca güçlü hikâyesi ve karakterleriyle sınırlı değil. Dönem stilini yeniden popüler hale getiren yapım, otomobillerden kostümlere kadar uzanan geniş bir estetik evren kuruyor. Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergilenen bu araçlar ise o evrenin en somut parçaları olarak öne çıkıyor. Bugün hâlâ güçlü bir hayran kitlesine sahip olan seri, final filmiyle birlikte yeniden gündeme gelirken; bu sergi, ekranla gerçeklik arasındaki mesafeyi ortadan kaldırıyor. Kısacası, “Tommy” Shelby’nin dünyasına biraz daha yaklaşmak isteyenler için adres belli.
Thomas Shelby’nin İmzası

Endüstri tarihini kültürel bir anlatıyla buluşturan Rahmi M. Koç Müzesi, Peaky Blinders evreninin en karakteristik unsurlarından biri olan dönem otomobillerini bir araya getirerek ziyaretçilere adeta zamanda bir yolculuk sunuyor. I. Dünya Savaşı sonrası Birmingham’ında geçen hikâyede yalnızca karakterler değil, otomobiller de gücün, statünün ve stilin birer sembolü. Sergilenen modeller arasında özellikle iki araç öne çıkıyor: Dizide Cillian Murphy’nin hayat verdiği Thomas Shelby karakteriyle özdeşleşen Ford Model T ve karizmanın dört tekerlekli karşılığı sayılabilecek Bentley. Bu iki model, Shelby ailesinin yükseliş hikâyesinde yalnızca bir ulaşım aracı değil; aynı zamanda gücün ve kontrolün görsel bir ifadesi.
Koleksiyondan Öne Çıkanlar

Müzede yer alan otomobiller, yalnızca diziyle kurulan bağ üzerinden değil, otomotiv tarihindeki yerleriyle de dikkat çekiyor:
1908 Ford Model T Wagon: Henry Ford imzasını taşıyan bu model, otomotiv tarihinde seri üretimin öncüsü olarak kabul ediliyor. 15 milyondan fazla üretilen araç, ulaşımı demokratikleştiren en önemli kırılma noktalarından biri.
1935 Bentley: Walter Owen Bentley tarafından kurulan markanın bu modeli, dönemin lüks ve performans anlayışını temsil ediyor. Üstü açılabilir gövdesi ve zarif tasarımıyla Shelby estetiğinin birebir karşılığı.
1936 Austin Heavy Twelve-Four Tourer: Herbert Austin tarafından kurulan Austin markasının bu modeli, erişilebilir otomobil kavramını genişleten önemli örneklerden biri.
