Bir otomobil tutkununun yapılacaklar listesinde ilk sıralarda yer alan deneyimlerden biri hiç kuşkusuz kış sürüşü. Audi Türkiye’nin davetlisi olarak Avusturya’nın Seefeld bölgesinde düzenlenen Audi Kış Sürüşü Eğitimine katılma fırsatı buldum. Alpler’in zorlu koşullarında gerçekleşen bu deneyim, yalnızca sürüş becerilerini geliştirmekle kalmıyor; otomobilin ne olduğunu ve aslında neyi kullandığımızı da yeniden hatırlatıyor.
Quattro’nun Doğduğu Yer
Dört tekerlekten çekiş… Her markanın farklı bir isimle sunduğu bu sistem, motorsporları dünyasında Audi’nin quattro teknolojisiyle ayrı bir yere sahip. Yağmurda, karda, buzda ya da kuru asfaltta; quattro her koşulda hem güvenlik hem de sürüş keyfi vadediyor. Kesintisiz, dengeli ve şaşırtıcı derecede eğlenceli bir karakter sunuyor. Audi’nin Formula 1’e adım atmış olması da bu mühendislik mirasının bugün hâlâ ne kadar güçlü olduğunun bir göstergesi.
Herkese Açık Bir Deneyim
Audi Kış Sürüşü Eğitimi, yalnızca davetlilere değil; herkese açık bir program. Yaklaşık 1.100 Euro bedelle katılım sağlanabiliyor. Bununla birlikte ileri sürüş eğitimleri, donmuş göl üzerindeki buz pistleri, Audi kullanıcılarına özel pist günleri ve farklı aktivasyonlar da programın bir parçası. Eğitim, klasik bir sürüş kursundan çok, otomobil kültürünü derinlemesine yaşatan bütüncül bir deneyim sunuyor.
Yolculuk İstanbul’dan Münih’e direkt uçuşla başlıyor. Ardından yaklaşık iki saatlik bir kara yolculuğuyla Avusturya sınırında yer alan Tirol bölgesine ulaşıyoruz. Eğitim boyunca, bir kısmı GT3 şampiyonlukları yaşamış, motorsporlarından gelen son derece deneyimli Audi eğitmenleri eşliğinde çalışıyoruz. Daha ilk dakikalarda otomobile dair doğru bildiğimiz pek çok yanlışla yüzleşiyoruz. “Biliyorum” demenin ne kadar tehlikeli olduğunu bu eğitimde bir kez daha anlıyorsunuz.
Teoriden Pratiğe
Yaklaşık 20 yıldır otomobil gazeteciliği yapan biri olarak hâlâ öğrenecek çok şeyim olduğunu görmek hem motive edici hem de düşündürücüydü. Tamamen donmuş bir göl üzerinde, ayakta durmanın bile zor olduğu bir zeminde otomobil kullanmak ilk bakışta akıl kârı değil. Audi’nin vermek istediği mesaj da tam olarak bu: Her koşulda güvenli ve keyifli sürüş.
Bugün otomobilleri çoğu zaman ekranlar, ambiyans aydınlatmaları ve multimedya sistemleri üzerinden konuşuyoruz. Oysa esas mesele; otomobilin yolla kurduğu bağ. Audi, doğru lastiklerle donatılmış ileri teknolojili otomobillerin, sürücüsüne her koşulda nasıl hizmet edebildiğini bu eğitimle net biçimde gösteriyor.
Audi S5 Avant e-tron ile Buz Üzerinde
Eğitim boyunca Audi S5 Avant e-tron kullanıyoruz. 3.0 litrelik benzinli motorun ürettiği 367 HP güce, elektrikli sistemden gelen 24 HP ve 230 Nm tork katkısı eşlik ediyor. Audi bu yapıyı MHEV Plus olarak adlandırıyor. Benzinli motorun sesi, buzla kaplı pistte ayrı bir keyif unsuru yaratıyor.
Çivili lastikler zemine adeta yapışıyor. Eğitmenler önce parkuru kendileri gösteriyor, ardından mikrofonla anlık yönlendirmelerle sizi en doğru çizgiye yönlendiriyor. Frenleme, engelden kaçış, sekiz çizimi, hızlı ve yavaş slalomlar eğitimin temel etaplarını oluşturuyor.
Amaç Hız Değil, Kontrol
Bu eğitimde hızlar oldukça düşük: Ortalama 20–30 km/s. Çünkü buz üzerinde otomobil kullanmak, yüksek hızlardan çok hassas gaz ve direksiyon kontrolü gerektiriyor. Quattro sistemi tam da burada devreye giriyor. Viraj çıkışlarında gaz balansının önemi defalarca vurgulanıyor. S5’e alıştıkça otomobille adeta bir bütün hâline geliyorsunuz. Bu uyum, sürücüyü daha güvenli ve bilinçli kılıyor.
Buradaki hedef, limit zorlamak değil; otomobilin sınırlarını tanımak. Audi’nin bu noktada sunduğu tolerans, sürücüyü cesaretlendiriyor. Her tamamlanamayan parkur, bir sonrakini daha iyi yapma isteği uyandırıyor.
-14 Derecede Sürüş
Avusturya için normal sayılabilecek -14 derece, İstanbul’dan gelenler için oldukça sert. Kalın içlikler, eldivenler ve bereler şart. Otomobillerdeki koltuk ısıtma sistemleri konforu artırsa da, asıl soğuk pistte hissediliyor. Buna rağmen eğitimin eğlenceli yapısı motivasyonu sürekli yüksek tutuyor. Eğitmenlerden gelen bir “Perfekt” yorumu, tüm yorgunluğu unutturuyor.
Donmuş Zeminde Elektrikli Performans
Eğitimin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise RS e-tron GT Performance ile yapılan sürüşler. Elektrikli otomobillerin donmuş zemindeki kabiliyetlerini göstermek bu programın önemli amaçlarından biri. 0–100 km/s hızlanmasının 2,5 saniye olması ya da 250 km/s maksimum hız bu zeminde anlamını yitiriyor. Asıl etkileyici olan, düşük hızlarda bile otomobilin yola tutunma kabiliyeti.
Quattro aktarma sistemi sayesinde otomobili bilerek kaydırmak bile zorlaşıyor. Arkadan itişli bir otomobille dört tekerlekten çekişli bir Audi arasındaki fark, burada teoriden pratiğe dönüşüyor. Eğitimin sonunda verilen sertifika ise, bir sonraki Audi sürüş eğitimlerinin kapısını aralayan önemli bir başlangıç niteliği taşıyor.
RS e-tron GT Performance, elektrikli otomobillerin ulaşabileceği üst seviyelerden birini temsil ediyor. Batarya ağırlığının yol tutuşa katkısı, aktarmanın verimliliğiyle birleşince geriye yalnızca sürüşün keyfini çıkarmak kalıyor.
Sonuç
Audi Kış Sürüşü Eğitimi, otomobile ilgi duyan herkesin hayatında en az bir kez deneyimlemesi gereken bir organizasyon. Sürüş güvenliğini artırmasının ötesinde, otomobilin gerçek potansiyelini ve sürücüyle kurduğu bağı derinlemesine hissettiriyor. İmkânı olan her otomobil tutkununa bu deneyimi gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.










