Kış mevsimi, doğru adreste bambaşka bir deneyime dönüşebilir. Swissôtel The Bosphorus’un ikonik mekânı Chalet, bu sezon da İstanbul’un kalbinde Alpler’den ilham alan atmosferiyle lüks ve konforu kusursuz bir dengeyle buluşturuyor.
DAMLA DURAK

Şehrin temposundan uzaklaşıp zamansız bir kış sahnesinin içine adım atmak isteyenler için önerimiz: Swissôtel The Bosphorus’un içinde yer alan Chalet. İçeriye adım attığınız an, 130 yıllık bir Alp dağ evinin sıcaklığı karşılıyor sizi. Karla çevrili köyleri anımsatan dekorasyonu, şöminenin huzur veren çıtırtısı, camlarla kaplı igloların altında parlayan mum ışıkları ve mekâna yayılan zarif detaylar… Tüm bu unsurlar, İstanbul’un ortasında kışın en romantik ve sofistike yorumunu sunuyor. Hafta içi 17.00–23.00, hafta sonu ise 13.00 itibarıyla hizmet veren Swissôtel Chalet, klasik bir restoran deneyiminin çok ötesine geçiyor. Cam iglolar, misafirlerine hem mahremiyet hem de benzersiz bir ambiyans sunarken; kış mevsimini İstanbul’da en özel haliyle yaşamak isteyenler için eşsiz bir alternatif yaratıyor.
İsviçre Mutfağının Zamansız Lezzetleri

Menü, İsviçre mutfağının ikonik tatlarını rafine dokunuşlarla bir araya getiriyor. Raklet peyniri, röşti, sıcak şarap, zengin likör seçkisi ve farklı fondü alternatifleri Chalet mutfağının öne çıkanları arasında. Menüde mutlaka deneyimlenmesi gereken peynir fondü ise İsviçre’den özel olarak getirilen peynirler ve geleneksel fondü setiyle hazırlanarak, lezzeti bir ritüele dönüştürüyor. Chalet, yalnızca sunduğu menüyle değil, yarattığı atmosferle de fark yaratıyor. Özel buluşmalar, romantik akşamlar ve seçkin davetler için kusursuz bir sahne sunan mekân, bu kış da lüks lifestyle deneyimlerinin İstanbul’daki en güçlü adreslerinden biri olmaya devam ediyor.
