Volkan Demirkuşak
Dubai’ye giderken bu kez rutinlerimin dışına çıkıp yeni bir deneyim yaşamak istedim. Daha önce sadece A380’e binebilmek için Almanya’dan Lufthansa ile Amerika’ya uçmuş biri olarak, bu kez Dubai’ye bölgenin en güçlü markası Emirates ile gitmeye karar verdim. Marka hakkında hem konfor hem de hizmet kalitesi konusunda çevremden çok olumlu yorumlar almıştım. Bilet fiyatı THY’ye oldukça yakındı. Emirates Türkiye, Bulgaristan ve Romanya Ülke Müdürü Mehmet Gürkaynak ayrıca Business Class’ı denememi önerdi; ben de bu öneriyi dikkate aldım.
A380 şu ana kadar bindiğim en büyük ve en farklı uçak. İstanbul’a bu uçağın geliyor olması bile başlı başına etkileyici. Yaklaşık 70 metre uzunluğundaki çift katlı bu devin üst katı First ve Business Class yolcularına ayrılmış. En arkada ise geniş bir bar bulunuyor. Uçarken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.
Emirates filosunda ayrıca dönüşte kullandığım A350’ler de yer alıyor. Şu anda filoda 13 adet A350 bulunuyor. Bunlara ek olarak marka 65 adet Boeing 777X ve 8 adet A350 olmak üzere toplam 73 yeni uçak siparişi vermiş durumda. Bu, filonun gelecekte daha da büyüyeceğinin önemli bir göstergesi.
Uçuşta ilgimi çeken konulardan biri yüksek hızlı internet oldu. Starlink anlaşması da yapılmış. Ayrıca multimedya sistemi sayesinde film ve diziler bir sonraki uçuşta kaldığınız yerden devam edebiliyor. Ben ise şanslıydım; canlı yayında futbol maçı izleyerek yaklaşık dört saatimi geçirdim.
Menü oldukça zengin, kabin ekibi ise son derece güler yüzlü ve özenliydi. Uçak içerisinde jelibonlardan terliğe, özel bardan dokunmatik ekranlara kadar yolculuğu daha keyifli hale getiren birçok detay mevcut. Markanın yeni konseptinin sembollerinden GHAF ağacını uçak camlarında bile görmek mümkün.
Oldukça farklı ve keyifli bir deneyim oldu. Özellikle Dubai seyahatleri için mutlaka denenmeli. Dürüst olmak gerekirse bir sonraki hedefim First Class’ı da tecrübe etmek.

